Merhaba;
Yaşı küçük yani 18 yaşını doldurmamış bir kişi velisi yada varsa vasisi olmadan kendi adına para çekemez.Bir şahsın para bankadan kendi adına para alabilmesi için 18 yaşını doldurmuş olmadı yada velisi ile birlikte gelmelidir.18 yaşını doldurmayan Bir şahsın velisi anne veya babası adına tahakkuk eden parayı reşit olmaması nedeniyle çekemez, tek taraflı bağlamazlık nedeniyle, para çekmeye gitmeden önce velinizi götürmeniz menfaatinize :)
Hukuki bilgi ve hukuki yardım alabileceğiniz hukuk içerikli, bilişim suçları, uyap gibi konular barındıran bir sitedir.
8 Temmuz 2010 Perşembe
TÜRK BOĞAZLARINDA TRAFİK SİSTEMİ GELİŞMELER VE SORUNLAR
TÜRK BOĞAZLARINDA TRAFİK SİSTEMİ GELİŞMELER VE SORUNLAR
TÜRK BOĞAZLAR BÖLGESİ
Türk Boğazlar bölgesi; Istanbul Boğazı, Marmara Denizi ve Çanakkale Boğazından oluşan toplam 326 km bir deniz alanı ifade eder.
Bu alanda, gerek trafik yoğunluğu, gerek seyir güçlükleri açısından İstanbul Boğazı özellik arzetmektedir. Marmara Denizinde seyir açısında bir güçlük olmadığı gibi Çanakkale Boğazında da Kepez – Akbaş arasındaki 10 millik mesafe dışında İstanbul Boğazı ile kıyaslanacak bir seyir güçlüğü yada trafik yoğunluğundan bahsetmek mümkün değildir. Bu gerçeklerle inceleme konusu olarak İstanbul Boğazı seçilmiştir.
İstanbul Boğazı navigasyon açısından olumsuz fiziki şartları ve zaman zaman emniyetli seyri engelleyen meteorolojik ve oşinografik şartların aynı anda görüldü bir yerdir.
Uzunluğu; orta hatta 17 mil olmasına rağmen bu mesafe Anadolu Yakası kıyı kenar çizgisinde 19, Avrupa Yakası kıyı kenar çizgisinde ise 30 mile kadar yükselmektedir.
Akıntı şiddeti ortalama 2 – 4 mil Yıldız ve Poyraz estiğinde ise 6 –7 mile ulaştığını görülmektedir.
İstanbul Boğazında emniyetli seyri engelleyen bir diğer ? ise sistir. Zaman zaman sis nedeni ile görüş mesafesinin Boğaz içinde 20- 30 m kadar azaldığı görülmektedir. Boğaz içinde en iyi görüş Aralık – Ocak ayları akşam üstü, diğer aylarda ise öğlen saatleri, en kötü görüş şartları ise Mart ayında olmaktadır.
İSTANBUL BOĞAZINDA DENİZ TRAFİĞİ
Istanbul Boğazında aynı anda dört yönlü bir trafik oluşmaktadır.Bunlar Kuzey – Güney yada Güney – Kuzey yönlerinde boğazın tamamı kateden (uğraksız-uğraklı)trafik ile doğu – batı , batı –doğu yönlerinde karşıdan karşıya oluşan local trafiktir.
2.1- BOĞAZI KATEDEN TRAFİK
İstanbul Boğazından 2000 yılı itibari ile 48079 adet gemi geçmiştir. (günde 134)
Bayraklarına göre:
T.C. Bayraklı : 15311 adet %32
Yabancı Bayraklı : 32768 adet % 68
Boylarına göre :
200 metreden büyük (1) : 2203 adet
200 metreden küçük : 45816 adet
GRT ‘larına göre:
500 GRT ‘den büyük (2) : 44734 adet
500 GRT’den küçük : 3345 adet
Gemi cinslerine göre:
Petrol ve türevlerini taşıyan :6096 adet
Petrol Tankeri : 4937
Kimiyasal Madde : 682
LPC : 477
Diğer gemiler : 41989 adet
Uğraklı – Uğraksız :
Uğraksız geçen : 26858 adet
Uğraklı Geçen : 21 211 adet
Kılavuz Kaptan alıp almayan:
Kılavuz Kaptan alan : 19209 adet % 40
Kılavuz Kaptan almayan : 29870 adet % 60
Petrol ve türevlerinin boğazlar yolu ile taşınma durumu :
İstanbul Boğazında 2000 yılında 91 milyon ton (günde 250 bin ton) petrol ve türevleri taşınmıştır.
2.2 LOKAL TRAFİK
Istanbul Limanına, günde ortalama 2000 lokal trafik vardır. Bu trafiğin %95 boğazlarda oluşmakta olup, ağırlıklı olarak Sarayburnu - Kadıköy ve Beşiktaş arasındaki olan lokal trafiğin en yoğun olduğu alandır.
Bu trafik; şehirhatları gemileri, deniz otobuleri, yolcu motorları ve diğer teknelerden oluşan yolcu ağırlıklı bir trafiktir.
Günde deniz yolu ile taşınan yolcu sayısı : 247 000 kişi
Şehir hatları gemileri : 181 000 kişi
Deniz Otobusleri : 20 000 kişi
Özel Yolcu Motorları : 46 000 kişi
TÜRK BOĞAZLARI TRAFİK SİSTEMİ
3,1. Montreux Öncesi :
Montreux sözleşmesinden önce (1923 – 1936) Lozan Anlaşmanın gereği boğazlardaki yönetim uluslararası bir komisyon aracı ile yürütülmektedir.
3,2. Montreux Sözleşmesi Sonrası:
Bu dönemi 1 Temmuz –1994 öncesi (Türk Boğazları Deniz Trafik Düzeni Tüzüğü’nün uygulamaya kurulduğu tarih) ve sonrası diye iki bölümüde incelenmeli.
1 Temmuz –1994 öncesi boğaz trafiğinde uluslararası seyir kuralları GOLRER – 1973 (Denizde Çatışmanın Önlenmesi Hakkında Uluslararası Tüzük) ve liman tüzükleri uygulanmıştır.
3,3. 1 Temmuz –1994 sonrası Türk Boğazları Deniz Trafik Ayrım Tüzüğü yürürlüğe konmuş ve Boğaz Trafiği bu tüzük hükümlerine göre düzenlenmiştir. Tüzüğün getirdiği bazı yenilikleri kısaca özetlemek gerekirse:
-Seyir Hükümleri IMO (Birleşmiş Milletler Denizcilik Örgütü) tavsiye kararlarına dayandırılmış.
COLRER – 73 9. kural (Dar Kanallarda Seyir) yerine 10. kural (Trafik Ayrım Düzeni) esas alınmış.
Raporlama Sistemi getirilmiş ( Seyir Planı 1, Seyir Planı 2) ve mevki raporu
Meteorolojik ve oşinografik şartların tamamı yapılmış ( akıntı ve sis nedeni ile hangi şartlarda kontroller geçiş yapılacağı hangi şartlarda ise Boğazın trafiğe kapatılacağı belirtilmiştir).
Büyük gemi (boyun 200 m den fazla) derin draftlı gemi (draft 15 metre ve üstü) ve hava draftı (58 m) tanımları yapılmış ve bu tanımlar kapsamında idareye değerlendirme ve geçiş şartları belirleme yetkisi vermiştir.
TÜRK BOĞAZLARI TRAFIK KONTROL SİSTEMİ
Türk Boğazları Deniz Trafik Ayrım Tüzüğünü uygulamakla görevlidir. Tüzük birlikte kurulmuş olup ; görev alanı Türk Boğazları ve Marmara Denizini kapsamaktadır.
ORGÜT ŞEMASI
(ektedir)
GELİŞMELER
Önümüzdeki dönem boğazları etkileyecek deniz trafiğindeki muhtemel gelişmeleri şöyle özetlemek mümkündür.
Dünya Ticaret haçmindeki gelişmeye uygun boğazlarda ilave bir trafik oluşacaktır.
Hazer ve Orta Asya Petrollerinden kaynaklanacak ilave bir tanker trafiği oluşacaktır.(2010 yılına dek bu bölgede günlük 4 milyon varile yakın bir üretim olacağı ve bu mikarın %70 inin ihraç edileceği, maliyet ve güvenlik unsurları dikkate alındığında en uygun yolun boğazlar olduğu ifade edilmektedir).
2000 yılı tanker inşa siparişlerine bakıldığında yukarıdaki açıklamayı doğrular bir sonuç ortaya çıkmaktadır. Çünkü geçtiğimiz yılda 50.000 DWT ‘den büyük tanker siparişlerinde bir önceki yıla göre %24 lük bir artış gözlenmiştir.
İstanbul’un lokal trafiğinde deniz yolu ile yolcu taşıma oranının hala % 4 olduğu dikkate alınırsa ve karşıdan karşıya taşımanın yanında kıyıya paralel yolcu taşımacılığında özendirilmesi sonucu lokal trafiktede ciddi artışlar olacağı açıktır.
Tüm bunların yanında, emniyet tedbirleri konusunda olumlu gelişmeler olduğu , VTS sisteminim önümüzdeki dönem devreye, alınacağı kılavuz kaptan alma oranıda olumlu şekilde arttığı gözlenmektedir.
6 – SORUNLAR
Bütün yapılanlar ve yapılacaklar (VTS Sistemi dahil) emniyet tedbirlerini artırarak riski azaltamayı amaçlamaktadır. Rıskı ortadan kaldırma imkanı yoktur. Herşeye rağmen Türk boğazları Deniz trafiği kökenli ciddi bir tehdihte karşı karşıyadır.
Boğazların sabit ve seyre engel fiziki yapısı ile olumsuz meteorolojik ve oşinografik şartalarda, daha çok gemi ve daha büyük gemi geçirilmesi baskısı sorunun temelini oluşturmaktadır.
Boğaz yolunu kullanan yabancı ülkeler ve denizcilik kuruluşları, Montreuz Sözleşmesinin I ve II maddesine dayanarak ‘mutlak bir serbest geçiş’ hakları olduğunu ifade etmektedirler. Bunun böyle olmadığını, serbest geçişin ‘zarasız ve emniyetli’ geçişten ayrı düşünülemeyeceğini açıktır.Ayrıca Montreux Sözleşmesinin belirtilen maddeleri IMO konvansyonları (SOLAS, MARPOL, STWC, COLREG vs.) ile çelişemez ve bunları yok sayamaz.
Türkiye elbette Montreux Sözleşmesine uyacak ama boğazların ve İstanbul’un güvenliği ile çevresel kirlilik boyutunda asla ikinci plana atmayacaktır.
Boğazlarda, teknik gerekçelerle yapılan her düzenlemeye diğer ülkeler siyaset gerekçelerle ve Monteux Sözleşmesini öne çıkarak karşı çıkmaktadırlar. Bu karşı çıkışların haklı ve adil olamadığı geçmişte boğazlarda yaşanan kazalardan anlaşılmıştır.
Baku – Ceyhan Petrol Boru Hattı ile Boğazlardaki emniyet sorunu ayrı ayrı değerlendirmek zorundayız. . Boğazlardaki emniyet gerekçeli uygulamalara, Baku - Ceyhan Boru Hattı hedefi ile yaklaşılması doğru değildir.
Türkiye ‘nin boğazlarla ilgili atması gereken önemli adımlar vardır. Bir yandan, yakın gelecek’te karşılaması neredeyse kesin olan yoğun deniz trafiğin (tanker dahil) gündemine alarak yeni politikalar belirlenmeli, diğer yanda idari anlamda yeni bir örğütlenmeye giderek boğazlardaki yetki – görev karmaşasına son vermeli, bu sorunları bürokratik işleyişe birakmadan , ivedi ve kararlı çözüm yolları bulmalı ayrıca tüm bu süreçte ilgili kuruluşlarını daha fonksiyonel bir duruma getirmelidir.
Son zamanlarda,boğazlardan emniyetli geçişten bahsedidiğinde ilk akla gelen , gemilerin kılavuz kaptan alarak geçişleri olmaktadır. Bu eksik bir yaklaşımdır. Kılavuz kaptanın emniyetli seyir sağlanmasın daki rolu asla küçüksenmemelidir. Ancak, kılavuz kaptanın kazaları bire bir önlemeye yeterli olmadiği açıktır. Kılavuz kaptan ilave emniyet tedbirlerini içeren bir paket içinde değerlendirilmelidir.
NOT
(1) Bu gemiler, trafik ayrım düzeni içinde, ilave emniyet tedbirleri alınmadan kendilerine tahsili trafik ayrım şeridi içinde seyretme imkanına sahip değildir.
(2) Bu gemiler IMO nun belirlediği tüm kural ve konvansyonlara uygun olmak
zorundadırlar
http://denizhukuku.bilgi.edu.tr/
TÜRK BOĞAZLAR BÖLGESİ
Türk Boğazlar bölgesi; Istanbul Boğazı, Marmara Denizi ve Çanakkale Boğazından oluşan toplam 326 km bir deniz alanı ifade eder.
Bu alanda, gerek trafik yoğunluğu, gerek seyir güçlükleri açısından İstanbul Boğazı özellik arzetmektedir. Marmara Denizinde seyir açısında bir güçlük olmadığı gibi Çanakkale Boğazında da Kepez – Akbaş arasındaki 10 millik mesafe dışında İstanbul Boğazı ile kıyaslanacak bir seyir güçlüğü yada trafik yoğunluğundan bahsetmek mümkün değildir. Bu gerçeklerle inceleme konusu olarak İstanbul Boğazı seçilmiştir.
İstanbul Boğazı navigasyon açısından olumsuz fiziki şartları ve zaman zaman emniyetli seyri engelleyen meteorolojik ve oşinografik şartların aynı anda görüldü bir yerdir.
Uzunluğu; orta hatta 17 mil olmasına rağmen bu mesafe Anadolu Yakası kıyı kenar çizgisinde 19, Avrupa Yakası kıyı kenar çizgisinde ise 30 mile kadar yükselmektedir.
Akıntı şiddeti ortalama 2 – 4 mil Yıldız ve Poyraz estiğinde ise 6 –7 mile ulaştığını görülmektedir.
İstanbul Boğazında emniyetli seyri engelleyen bir diğer ? ise sistir. Zaman zaman sis nedeni ile görüş mesafesinin Boğaz içinde 20- 30 m kadar azaldığı görülmektedir. Boğaz içinde en iyi görüş Aralık – Ocak ayları akşam üstü, diğer aylarda ise öğlen saatleri, en kötü görüş şartları ise Mart ayında olmaktadır.
İSTANBUL BOĞAZINDA DENİZ TRAFİĞİ
Istanbul Boğazında aynı anda dört yönlü bir trafik oluşmaktadır.Bunlar Kuzey – Güney yada Güney – Kuzey yönlerinde boğazın tamamı kateden (uğraksız-uğraklı)trafik ile doğu – batı , batı –doğu yönlerinde karşıdan karşıya oluşan local trafiktir.
2.1- BOĞAZI KATEDEN TRAFİK
İstanbul Boğazından 2000 yılı itibari ile 48079 adet gemi geçmiştir. (günde 134)
Bayraklarına göre:
T.C. Bayraklı : 15311 adet %32
Yabancı Bayraklı : 32768 adet % 68
Boylarına göre :
200 metreden büyük (1) : 2203 adet
200 metreden küçük : 45816 adet
GRT ‘larına göre:
500 GRT ‘den büyük (2) : 44734 adet
500 GRT’den küçük : 3345 adet
Gemi cinslerine göre:
Petrol ve türevlerini taşıyan :6096 adet
Petrol Tankeri : 4937
Kimiyasal Madde : 682
LPC : 477
Diğer gemiler : 41989 adet
Uğraklı – Uğraksız :
Uğraksız geçen : 26858 adet
Uğraklı Geçen : 21 211 adet
Kılavuz Kaptan alıp almayan:
Kılavuz Kaptan alan : 19209 adet % 40
Kılavuz Kaptan almayan : 29870 adet % 60
Petrol ve türevlerinin boğazlar yolu ile taşınma durumu :
İstanbul Boğazında 2000 yılında 91 milyon ton (günde 250 bin ton) petrol ve türevleri taşınmıştır.
2.2 LOKAL TRAFİK
Istanbul Limanına, günde ortalama 2000 lokal trafik vardır. Bu trafiğin %95 boğazlarda oluşmakta olup, ağırlıklı olarak Sarayburnu - Kadıköy ve Beşiktaş arasındaki olan lokal trafiğin en yoğun olduğu alandır.
Bu trafik; şehirhatları gemileri, deniz otobuleri, yolcu motorları ve diğer teknelerden oluşan yolcu ağırlıklı bir trafiktir.
Günde deniz yolu ile taşınan yolcu sayısı : 247 000 kişi
Şehir hatları gemileri : 181 000 kişi
Deniz Otobusleri : 20 000 kişi
Özel Yolcu Motorları : 46 000 kişi
TÜRK BOĞAZLARI TRAFİK SİSTEMİ
3,1. Montreux Öncesi :
Montreux sözleşmesinden önce (1923 – 1936) Lozan Anlaşmanın gereği boğazlardaki yönetim uluslararası bir komisyon aracı ile yürütülmektedir.
3,2. Montreux Sözleşmesi Sonrası:
Bu dönemi 1 Temmuz –1994 öncesi (Türk Boğazları Deniz Trafik Düzeni Tüzüğü’nün uygulamaya kurulduğu tarih) ve sonrası diye iki bölümüde incelenmeli.
1 Temmuz –1994 öncesi boğaz trafiğinde uluslararası seyir kuralları GOLRER – 1973 (Denizde Çatışmanın Önlenmesi Hakkında Uluslararası Tüzük) ve liman tüzükleri uygulanmıştır.
3,3. 1 Temmuz –1994 sonrası Türk Boğazları Deniz Trafik Ayrım Tüzüğü yürürlüğe konmuş ve Boğaz Trafiği bu tüzük hükümlerine göre düzenlenmiştir. Tüzüğün getirdiği bazı yenilikleri kısaca özetlemek gerekirse:
-Seyir Hükümleri IMO (Birleşmiş Milletler Denizcilik Örgütü) tavsiye kararlarına dayandırılmış.
COLRER – 73 9. kural (Dar Kanallarda Seyir) yerine 10. kural (Trafik Ayrım Düzeni) esas alınmış.
Raporlama Sistemi getirilmiş ( Seyir Planı 1, Seyir Planı 2) ve mevki raporu
Meteorolojik ve oşinografik şartların tamamı yapılmış ( akıntı ve sis nedeni ile hangi şartlarda kontroller geçiş yapılacağı hangi şartlarda ise Boğazın trafiğe kapatılacağı belirtilmiştir).
Büyük gemi (boyun 200 m den fazla) derin draftlı gemi (draft 15 metre ve üstü) ve hava draftı (58 m) tanımları yapılmış ve bu tanımlar kapsamında idareye değerlendirme ve geçiş şartları belirleme yetkisi vermiştir.
TÜRK BOĞAZLARI TRAFIK KONTROL SİSTEMİ
Türk Boğazları Deniz Trafik Ayrım Tüzüğünü uygulamakla görevlidir. Tüzük birlikte kurulmuş olup ; görev alanı Türk Boğazları ve Marmara Denizini kapsamaktadır.
ORGÜT ŞEMASI
(ektedir)
GELİŞMELER
Önümüzdeki dönem boğazları etkileyecek deniz trafiğindeki muhtemel gelişmeleri şöyle özetlemek mümkündür.
Dünya Ticaret haçmindeki gelişmeye uygun boğazlarda ilave bir trafik oluşacaktır.
Hazer ve Orta Asya Petrollerinden kaynaklanacak ilave bir tanker trafiği oluşacaktır.(2010 yılına dek bu bölgede günlük 4 milyon varile yakın bir üretim olacağı ve bu mikarın %70 inin ihraç edileceği, maliyet ve güvenlik unsurları dikkate alındığında en uygun yolun boğazlar olduğu ifade edilmektedir).
2000 yılı tanker inşa siparişlerine bakıldığında yukarıdaki açıklamayı doğrular bir sonuç ortaya çıkmaktadır. Çünkü geçtiğimiz yılda 50.000 DWT ‘den büyük tanker siparişlerinde bir önceki yıla göre %24 lük bir artış gözlenmiştir.
İstanbul’un lokal trafiğinde deniz yolu ile yolcu taşıma oranının hala % 4 olduğu dikkate alınırsa ve karşıdan karşıya taşımanın yanında kıyıya paralel yolcu taşımacılığında özendirilmesi sonucu lokal trafiktede ciddi artışlar olacağı açıktır.
Tüm bunların yanında, emniyet tedbirleri konusunda olumlu gelişmeler olduğu , VTS sisteminim önümüzdeki dönem devreye, alınacağı kılavuz kaptan alma oranıda olumlu şekilde arttığı gözlenmektedir.
6 – SORUNLAR
Bütün yapılanlar ve yapılacaklar (VTS Sistemi dahil) emniyet tedbirlerini artırarak riski azaltamayı amaçlamaktadır. Rıskı ortadan kaldırma imkanı yoktur. Herşeye rağmen Türk boğazları Deniz trafiği kökenli ciddi bir tehdihte karşı karşıyadır.
Boğazların sabit ve seyre engel fiziki yapısı ile olumsuz meteorolojik ve oşinografik şartalarda, daha çok gemi ve daha büyük gemi geçirilmesi baskısı sorunun temelini oluşturmaktadır.
Boğaz yolunu kullanan yabancı ülkeler ve denizcilik kuruluşları, Montreuz Sözleşmesinin I ve II maddesine dayanarak ‘mutlak bir serbest geçiş’ hakları olduğunu ifade etmektedirler. Bunun böyle olmadığını, serbest geçişin ‘zarasız ve emniyetli’ geçişten ayrı düşünülemeyeceğini açıktır.Ayrıca Montreux Sözleşmesinin belirtilen maddeleri IMO konvansyonları (SOLAS, MARPOL, STWC, COLREG vs.) ile çelişemez ve bunları yok sayamaz.
Türkiye elbette Montreux Sözleşmesine uyacak ama boğazların ve İstanbul’un güvenliği ile çevresel kirlilik boyutunda asla ikinci plana atmayacaktır.
Boğazlarda, teknik gerekçelerle yapılan her düzenlemeye diğer ülkeler siyaset gerekçelerle ve Monteux Sözleşmesini öne çıkarak karşı çıkmaktadırlar. Bu karşı çıkışların haklı ve adil olamadığı geçmişte boğazlarda yaşanan kazalardan anlaşılmıştır.
Baku – Ceyhan Petrol Boru Hattı ile Boğazlardaki emniyet sorunu ayrı ayrı değerlendirmek zorundayız. . Boğazlardaki emniyet gerekçeli uygulamalara, Baku - Ceyhan Boru Hattı hedefi ile yaklaşılması doğru değildir.
Türkiye ‘nin boğazlarla ilgili atması gereken önemli adımlar vardır. Bir yandan, yakın gelecek’te karşılaması neredeyse kesin olan yoğun deniz trafiğin (tanker dahil) gündemine alarak yeni politikalar belirlenmeli, diğer yanda idari anlamda yeni bir örğütlenmeye giderek boğazlardaki yetki – görev karmaşasına son vermeli, bu sorunları bürokratik işleyişe birakmadan , ivedi ve kararlı çözüm yolları bulmalı ayrıca tüm bu süreçte ilgili kuruluşlarını daha fonksiyonel bir duruma getirmelidir.
Son zamanlarda,boğazlardan emniyetli geçişten bahsedidiğinde ilk akla gelen , gemilerin kılavuz kaptan alarak geçişleri olmaktadır. Bu eksik bir yaklaşımdır. Kılavuz kaptanın emniyetli seyir sağlanmasın daki rolu asla küçüksenmemelidir. Ancak, kılavuz kaptanın kazaları bire bir önlemeye yeterli olmadiği açıktır. Kılavuz kaptan ilave emniyet tedbirlerini içeren bir paket içinde değerlendirilmelidir.
NOT
(1) Bu gemiler, trafik ayrım düzeni içinde, ilave emniyet tedbirleri alınmadan kendilerine tahsili trafik ayrım şeridi içinde seyretme imkanına sahip değildir.
(2) Bu gemiler IMO nun belirlediği tüm kural ve konvansyonlara uygun olmak
zorundadırlar
http://denizhukuku.bilgi.edu.tr/
TRAFİK CEZASINA İTİRAZ DİLEKÇESİ
Bu dilekçeyi, bulunduğnuz yer trafik mahkemesine yoksa trafik mahkemesi olarak görevlendirilmiş Sulh Ceza Mahkemesine ibraz etmeniz gerekir.Dilekçe ile birlikte size tebellüğ edilen ceza tutanağı ile nüfus cüzdanınıda eklemeniz yararınızadır.
Trafik Cezasına İtiraz İçin Dilekçe Örneği İse;
SULH CEZA MAHKEMESİNE
........... (Suç Yeri Mahkemesi)
İTİRAZ EDEN : Tc Kimlik Numarası ve Açık Kimlik Bilgileri isim soyisim baba adı vs. ve adres bilgileri yazılmalıdır. TC Kimlik Numarası Önemli
İtiraza konu tutanağın tanzim tarihi : ....../....../2010
İtiraza konu tutanağın tebellüğ tarihi : ...../...../2010
İtiraz konusu : Suç Yeri (Örn:Kırşehir)Trafik denetleme şube müdürlüğü, .....amirliği`nin .... tarih ..... seri,....sıra no.lu trafik ceza tutanağında yazılı para cezasının iptali hakkında.
AÇIKLAMALALAR :
Söz konusu madde hükmü gereğince, düzenlenen trafik ceza tutanağının muhataba yani tarafıma tebliğ edilmesi işlemine 7 (yedi) gün içinde başlanması gerekmektedir.
3- Öte yandan, söz konusu ceza tutanağında belirtilmiş olan "......" suçu tarafımdan işlenmemiştir. Tutanağın düzenlendiği tarih aylar öncesi olmakla anayasa`dan kaynaklanan savunma hakkım da kısıtlanmış bulunmaktadır. Söz konusu yönetmeliğe aykırı olarak yapılan tebligat, itiraz etmemdeki haklılık gerekçelerimi de ortadan kaldıracak bir sürede yapılmıştır.
Bu nedenle söz konusu yönetmelik`in 10/a. maddesi de göz önüne alınarak yasaya aykırı olarak tebliğ edilen itiraza konu trafik tutanağında yazılı para cezasının iptaline karar verilmesi gerekmektedir. Bu konuya ilişkin olarak İstanbul 3. sulh ceza mahkemesi`nin
22.05.2006 tarihli, 2006/129 d.iş, 2006/129k. no.lu dosyasından verilen ve ekte sunduğum karar da itirazlarım doğrultusundadır.
SONUÇ VE TALEP : Yukarıda arz ve izah etmeye çalıştığım nedenlerle;
İtirazımın kabulü ile yasalara aykırı olarak düzenlenen trafik ceza tutanağında yazılı para cezasının iptaline karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.
itiraz eden
.İsim adres..................
Ekleri :
1- İtiraza konu trafik denetleme şube müdürlüğü, ...... amirliği`nin .... tarih
....seri,... sıra no.lu trafik ceza tutanağı fotokopisi.
2- ..... plakalı aracıma ait iki adet ruhsat fotokopisi.
3- Nüfus cüzdanı sureti.
şeklindeki örnek bir dilekçeyi kendinize uyarlayarak dava açabilirsiniz.
Hukuki Yardım
........... (Suç Yeri Mahkemesi)
İTİRAZ EDEN : Tc Kimlik Numarası ve Açık Kimlik Bilgileri isim soyisim baba adı vs. ve adres bilgileri yazılmalıdır. TC Kimlik Numarası Önemli
İtiraza konu tutanağın tanzim tarihi : ....../....../2010
İtiraza konu tutanağın tebellüğ tarihi : ...../...../2010
İtiraz konusu : Suç Yeri (Örn:Kırşehir)Trafik denetleme şube müdürlüğü, .....amirliği`nin .... tarih ..... seri,....sıra no.lu trafik ceza tutanağında yazılı para cezasının iptali hakkında.
AÇIKLAMALALAR :
1- 34 XX 111 tescil plakasına kayıtlı hususi otomobilimin; karayolları trafik kanunu`nun ....maddesi hükmüne istinaden "...." suçunun işlendiği gerekçesiyle gıyabımda kesilen ekte sunulu ...tarihli, toplam ... TL. bedelli trafik cezası tutanağı düzenlenip, .... tarihinde tarafıma tebliğ edilmiştir.
2- Yukarıda bilgileri yazılı trafik ceza tutanağı, aracımın tescil plakasına göre .... tarihinde gıyabımda düzenlenmiş ve tarafıma aylar geçtikten sonra yani ..... tarihinde tebliğ edilmiştir.
"Trafik para cezalarının tahsilinde ve takibinde uygulanacak esas ve usuller ile kullanılacak belgeler hakkında yönetmelik"in "tescil plakasına göre düzenlenen tutanaklar için yapılacaklar işlemler" başlıklı 10. maddesi;
"Karayolları trafik kanununun 116 ncı maddesi hükümleri gereğince,
görevlilerce yetki sınırları içerisinde tescil plakasına göre
düzenlenen tutanaklar;a) Aracın kayıtlı olduğu kuruluştan arşiv kayıtlarına göre araç sahibi veya işleteni tespit edilerek (birden fazla ise ilk sıradaki) tutanağın boş kalan yerleri doldurularak ilgiliye 7201 sayılı tebligat kanunu hükümleri uyarınca tebliğ edilir ve tutanağın bir nüshası takip ve tahsil için ilgili mal sandığına gönderilir. Tebligat işlemine yedi iş günü içinde başlanır. yapılan tebligatta bu şekilde uygulanan cezalar için, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde yetkili
mahkemeye itiraz edebilecekleri belirtilir. İtiraz, ödemeyi ve ödeme ile ilgili süreyi durdurur. ancak itiraz üzerine verilen kararlar kesindir. Hükmünü amirdir.Söz konusu madde hükmü gereğince, düzenlenen trafik ceza tutanağının muhataba yani tarafıma tebliğ edilmesi işlemine 7 (yedi) gün içinde başlanması gerekmektedir.
Ancak ekte sunulu tutanakta da görüleceği üzere kural ihlalinin yapıldığı iddia edilen tarih ile tebligat tarihi arasında uzun bir zaman bulunmaktadır. Tebligatın ilgili yönetmelik hükmüne göre yapılmadığı aşikârdır. Tutanak ...... tarihinde düzenlenmiştir ve açık yönetmelik hükmüne göre tebligat işlemlerinin en geç ..... tarihine kadar (tutanağın düzenlendiği tarihten sonraki 7.gün) yapılmış olması gerekirken, tutanağın tarafıma aylar sonra tebliğ edilmesi usul ve yasaya aykırılık teşkil eder.
3- Öte yandan, söz konusu ceza tutanağında belirtilmiş olan "......" suçu tarafımdan işlenmemiştir. Tutanağın düzenlendiği tarih aylar öncesi olmakla anayasa`dan kaynaklanan savunma hakkım da kısıtlanmış bulunmaktadır. Söz konusu yönetmeliğe aykırı olarak yapılan tebligat, itiraz etmemdeki haklılık gerekçelerimi de ortadan kaldıracak bir sürede yapılmıştır.
Bu nedenle söz konusu yönetmelik`in 10/a. maddesi de göz önüne alınarak yasaya aykırı olarak tebliğ edilen itiraza konu trafik tutanağında yazılı para cezasının iptaline karar verilmesi gerekmektedir. Bu konuya ilişkin olarak İstanbul 3. sulh ceza mahkemesi`nin
22.05.2006 tarihli, 2006/129 d.iş, 2006/129k. no.lu dosyasından verilen ve ekte sunduğum karar da itirazlarım doğrultusundadır.
SONUÇ VE TALEP : Yukarıda arz ve izah etmeye çalıştığım nedenlerle;
İtirazımın kabulü ile yasalara aykırı olarak düzenlenen trafik ceza tutanağında yazılı para cezasının iptaline karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.
itiraz eden
.İsim adres..................
Ekleri :
1- İtiraza konu trafik denetleme şube müdürlüğü, ...... amirliği`nin .... tarih
....seri,... sıra no.lu trafik ceza tutanağı fotokopisi.
2- ..... plakalı aracıma ait iki adet ruhsat fotokopisi.
3- Nüfus cüzdanı sureti.
şeklindeki örnek bir dilekçeyi kendinize uyarlayarak dava açabilirsiniz.
Hukuki Yardım
6 Temmuz 2010 Salı
İddianame Nedir?
Merhaba
İddianame Nedir?
Bugün bu sorunun cevabını arayacağız.
İDDİANAMENİN İADESİ
Madde 174 - (Değişik madde: 25/05/2005-5353 S.K./27.mad)
(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;
a) 170 inci Maddeye aykırı olarak düzenlenen,
b) Suçun sübûtuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen,
c) Önödemeye veya uzlaşmaya tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaşma usulü uygulanmaksızın düzenlenen,
İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir.
(2) Suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez.
(3) En geç birinci fıkrada belirtilen süre sonunda iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır.
(4) Cumhuriyet savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. İlk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidilemez.
(5) İade kararına karşı Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir.
İddianame Nedir?
Bugün bu sorunun cevabını arayacağız.
İddianame Cumhuriyet Savcısının hakkınızda yürütmüş olduğu soruşturma sonrasında, elde ettiği kanıtlar ve deliller kapsamında Ceza Mahkemelerine açacağı davanın savcılıkça verilen kararıdır.
Cumhuriyet Savcısı, İddinamede Müşteki (Müşteki Nedir Bknz) ve şüphelilerin isimlerini yürütülen soruşturmanın konusunu (suç), suç tarihini, elde etmiş olduğu delilleri ve sevk maddelerini belirtir ve yürütülen soruşturmanın içeriği ile ilgil bilgi vererek kararını verir.Mahkemeye sunulan İddianeme, mahkeme hakimi tarafından 5271 sayılı CMK'nın 174. maddesi gereğince uygun olup olmadığını inceledikten sonra iddianameni kabulü kararını verir.
5271 sayılı CMK'nın 174. maddesinin incelenmesinde;
İDDİANAMENİN İADESİ
Madde 174 - (Değişik madde: 25/05/2005-5353 S.K./27.mad)
(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;
a) 170 inci Maddeye aykırı olarak düzenlenen,
b) Suçun sübûtuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen,
c) Önödemeye veya uzlaşmaya tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaşma usulü uygulanmaksızın düzenlenen,
İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir.
(2) Suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez.
(3) En geç birinci fıkrada belirtilen süre sonunda iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır.
(4) Cumhuriyet savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. İlk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidilemez.
(5) İade kararına karşı Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)